Giriş yapılıyor...

Limitsiz İngilizce

CRIME
CRIME
Suç
Crime rates increased this year.
Suç oranları bu yıl arttı.
ENJOY
ENJOY
Keyif almak, zevk almak
I enjoy playing Fornite.
Fornite oynamaktan keyif alıyorum.
OWNER
OWNER
Sahip, işletme sahibi
The owner sold Tesla.
Sahibi Tesla’yı sattı.
MANNER
MANNER
Davranış, tarz, üslup
Good manners matter everywhere.
İyi davranışlar her yerde önemlidir.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
IMPORTANT
IMPORTANT
Önemli
Sleep is very important.
Uyku çok önemli.
POLICE
POLICE
Polis
Police stopped the car.
Polis arabayı durdurdu.
CLEAN
CLEAN
Temiz, temizlik yapmak
I need to clean the kitchen before guests arrive.
Misafirler gelmeden önce mutfağı temizlemem gerekiyor.
RARE
RARE
Nadir, az bulunan
Rare diamonds cost million.
Nadir elmaslar milyonlara mal olur.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
BATTERY
BATTERY
Pil, akü, batarya
My phone died because the battery ran out.
Telefonum kapandı çünkü batarya bitti.
TEACHER
TEACHER
Öğretmen
Students respect good teachers.
Öğrenciler iyi öğretmenlere saygı duyar.
ICEBERG
ICEBERG
Buzdağı
The iceberg looks massive.
Buzdağı çok büyük görünüyor.
CRAZY
CRAZY
Çılgın, deli
He has a crazy idea.
Onun çılgın bir fikri var.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
EXPERT
EXPERT
Uzman
Ask an expert first.
Önce bir uzmana sor.
MOTORCYCLE
MOTORCYCLE
Motosiklet
Harley motorcycles look powerful.
Harley motosikletleri güçlü görünüyor.
EXCHANGE
EXCHANGE
Değiştirmek, takas, döviz değişimi
Currency exchange rates dropped.
Döviz takas kurları düştü.
STUDENT
STUDENT
Öğrenci
She is a good student.
O iyi bir öğrenci.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
OKAY
OKAY
Tamam, iyi
Everything is okay now.
Artık her şey tamam.
NOTHING
NOTHING
Hiçbir şey
Nothing feels the same.
Hiçbir şey aynı hissettirmiyor.
GROCERIES
GROCERIES
Market alışverişi, gıda ürünleri
I need to buy groceries.
Market alışverişi yapmam gerekiyor.
CHOCOLATE
CHOCOLATE
Çikolata
I crave chocolate tonight.
Bu gece çikolata istiyorum.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
TRUST
TRUST
Güven
Trust takes long time.
Güven uzun zaman alır.
INTERESTING
INTERESTING
İlginç
That movie was interesting.
O film ilginçti.
SILVER
SILVER
Gümüş
She wears a silver ring.
Gümüş bir yüzük takıyor.
QUESTION
QUESTION
Soru
I have a question.
Bir sorum var.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
TUITION
TUITION
Öğrenim ücreti, özel ders
The university increased its tuition fees this year.
Üniversite bu yıl öğrenim ücretlerini yükseltti.
GAME
GAME
Oyun
New game looks amazing.
Yeni oyun harika görünüyor.
EXEMPLARY
EXEMPLARY
Örnek alınacak, kusursuz
She showed exemplary behavior.
Örnek alınacak bir davranış sergiledi.
CAPITAL
CAPITAL
Sermaye, başkent
Startups need more capital.
Girişimlerin daha fazla sermayeye ihtiyacı var.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
STEWARD
STEWARD
Bulaşıkçı, görevli
Tony was a steward.
Tony bir bulaşıkçıydı.
REDUCE
REDUCE
Azaltmak, düşürmek
Reduce waste for sustainability.
Sürdürülebilirlik için atıkları azalt.
CHERISH
CHERISH
Değer vermek, kıymetini bilmek
Cherish time with family.
Aileyle geçirilen zamanın kıymetini bil.
BLOCK
BLOCK
Engellemek, blok, bina adası
Bank blocked my card.
Banka kartımı engelledi.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
WORST
WORST
En kötü, en beter
That was the worst day.
Bu en kötü gündü.
ROAST
ROAST
Kızartmak, dalga geçmek
We roast chicken tonight.
Bu gece tavuk kızartıyoruz.
BARTENDER
BARTENDER
Barmen
The bartender made my drink.
Barmen içkimi yaptı.
CONTRIBUTE
CONTRIBUTE
Katkıda bulunmak
Everyone should contribute today.
Herkes bugün katkı sağlamalı.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
TENDENCY
TENDENCY
Eğilim, meyil
Markets show downward tendency.
Piyasalar aşağı yönlü eğilim gösteriyor.
KNIFE
KNIFE
Bıçak
Knife is very sharp.
Bıçak çok keskin.
TABLE
TABLE
Masa, tablo
The books are on the table.
Kitaplar masanın üzerinde.
SHIFT
SHIFT
Vardiya
I start my shift at nine.
Vardiyama dokuzda başlıyorum.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
TODAY
TODAY
Bugün
I work from home today.
Bugün evden çalışıyorum.
DESIGNER
DESIGNER
Tasarımcı
Apple hired a designer.
Apple bir tasarımcı işe aldı.
PRESSURE
PRESSURE
Baskı, basınç
Work pressure feels heavy.
İş baskısı ağır geliyor.
ZONE
ZONE
Bölge, alan
This zone feels dangerous.
Bu bölge tehlikeli hissettiriyor.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
LIAR
LIAR
Yalancı
Nobody likes a liar.
Kimse yalancıyı sevmez.
STREET
STREET
Sokak
This street looks busy.
Bu sokak kalabalık görünüyor.
FLIGHT
FLIGHT
Uçuş
Flight got delayed again.
Uçuş yine gecikti.
SOUTH
SOUTH
Güney
South California feels warm.
Güney Kaliforniya sıcak hissettiriyor.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
BASIL
BASIL
Fesleğen
Pizza tastes better with basil.
Pizza fesleğenle daha lezzetli.
EASY
EASY
Kolay, yavaş, sakin
This question is very easy to answer.
Bu soru cevaplamak için çok kolay.
LOCKER
LOCKER
Kilitli dolap
Gym lockers are full.
Spor salonu dolapları dolu.
FOOD
FOOD
Yemek, yiyecek
This food tastes really good.
Bu yemek gerçekten çok lezzetli.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
HOMELESS
HOMELESS
Evsiz
California has many homeless.
Kaliforniya’da çok sayıda evsiz var.
SUPREME
SUPREME
Yüksek, yüce
Case reached Supreme Court.
Dava Yüksek Mahkeme’ye ulaştı.
TROUBLE
TROUBLE
Bela, sıkıntı, dert
He is in big trouble now.
O şimdi büyük sıkıntıda.
CAR
CAR
Araba
I bought a car.
Bir araba aldım.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
IMMIGRANT
IMMIGRANT
Göçmen, mülteci
Immigrant life feels challenging.
Göçmen hayatı zorlayıcı hissettirir.
RETURN
RETURN
Geri dönmek, iade etmek
Apple lets me return.
Apple iade etmeme izin veriyor.
PURE
PURE
Saf, katıksız
This water tastes pure.
Bu su saf geliyor.
CATCH
CATCH
Tutmak, yakalamak
Catch the white rabbit.
Beyaz tavşanı yakala.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
SUGGEST
SUGGEST
Önermek, tavsiye etmek
Can you suggest a restaurant?
Bir restoran önerebilir misin?
SKILL
SKILL
Beceri, yetenek
This skill takes practice.
Bu beceri pratik ister.
SPIDER
SPIDER
Örümcek
Spider crawled on wall.
Örümcek duvarda gezdi.
DEMON
DEMON
Şeytan, kötü ruh
He fights his inner demons.
İçindeki şeytanlarla mücadele ediyor.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
SOBER
SOBER
Ayık, aklı başında
He stayed sober all night.
Bütün gece ayık kaldı.
GIFT
GIFT
Hediye
This is my New Year gift.
Bu benim yılbaşı hediyem.
CHRISTMAS
CHRISTMAS
Noel
Christmas feels magical here.
Burada Noel büyülü hissettiriyor.
PEN
PEN
Kalem
I cannot sign the document because I don’t have a pen.
Yanımda kalem olmadığı için belgeyi imzalayamıyorum.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
GLASS
GLASS
Bardak, cam
Glass broke on floor.
Bardak yerde kırıldı.
DOCTOR
DOCTOR
Doktor
Family doctor knows everything.
Aile doktoru her şeyi bilir.
VALENTINE
VALENTINE
Sevgili
Bought flowers for my malentine.
Sevgilim için çiçek aldım.
DISTRICT
DISTRICT
Bölge, ilçe
Soho district stays busy.
Soho bölgesi hep hareketli.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
WAITER
WAITER
Garson
The waiter brought our food.
Garson yemeğimizi getirdi.
MUSIC
MUSIC
Müzik
I listen music driving.
Araba kullanırken müzik dinlerim.
FOLK
FOLK
Halk
Local folk love festivals.
Yerel halk festivalleri sever.
BRIEFING
BRIEFING
Bilgilendirme, kısa toplantı
Manager gave quick briefing.
Yönetici kısa bir bilgilendirme yaptı.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
SHELF
SHELF
Raf
The keys are on the top shelf in the kitchen.
Anahtarlar mutfaktaki üst rafta.
LEGENDARY
LEGENDARY
Efsanevi
Achilles was a legendary hero.
Achilles efsanevi bir kahramandı.
SMART
SMART
Akıllı, şık
She made smart choices.
Akıllı seçimler yaptı.
WEST
WEST
Batı
West Coast feels wild.
Batı Yakası vahşi hissettiriyor.
SPONSORLU REKLAM
Reklam yükleniyor...
Devam etmek için kaydır
Başlat